ana yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ana yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2014 Cuma

Salçalı Biftek

Kuzu etini ne kadar kokusundan dolayı sevmesem de dana etine nazaran pişmesi daha kolay ve daha yumuşak olan bir et, fakat bu tarifle en az kuzu eti kadar yumusak ve lezzetli dana bifteklerimiz oluyor:) Eşime göre et soft yenmesi gereken, hiç bir baharata gerek duymadan bir besin:) Bana göre ise, marinesi, baharatı, salatası, pilavı, püresi...vs olmadan çok yavan olan bişey:)

Aslında salçalı biftekte etler biraz sotelendikten sonra haşlama aşamasında birnevi terbiyeye yatırılıyor, ama ben öncesinde de etin marine edilmesi taraftarıyım. Önce malzemeleri yazalım, ondan sonra tarife geçeriz;)



Malzemeler:
6 adet dana biftek (kuşkuyruğu denen bölge en güzeli)
1 adet kuru soğan

 terbiye (marine) için:  (bu aşama sart değil)
3-4 çorba kaşığı yoğurt suyu (yoksa 2 çorba kaşığı yogurt)
1 tatlı kaşığı sirke
1 çorba kaşığı kadar zeytin yağı
2 diş ezilmiş sarımsak
kekik, reyhan, karabiber ve tuz

salça sosu için:
1 çorba kaşığı salça (yarım kaşığı domates, yarım kaşığı acı biber salçası kullandım)
5-6 diş sarımsak
kekik, reyhan, pul biber, karabiber, tuz
2 su bardağı sıcak su.
1 çorba kaşığı tereyağı

Hazırlanışı:
Etleri, tüm terbiye malzemelerini karıstırdıgınız kapalı bir kapta 1 saat kadar bekletin, bir gece önceden buzdolabında beklerse daha lezzetli olur, zamanınız yoksa 1 saat kadar buzdolabında değil dısarda bekletin bu karısımla)

 Sonra etleri zeytinyağ ile yağlanmış yayvan teflon tencerenizde renkleri değişene kadar 4-5 dakika kadar kızartın, diger adıyla mühürleyin. etleri tencereden çektikten sonra aynı tencerede, uzun ince (julyen) dogranmış soganları soteleyin, max 5 dakika, yüksek ateşte.


bu aşamadan sonra tencerede ya da düdüklüde pişirmeye devam etmek size kalmış, eger aynı tencerede devam edecekseniz soğanları kenara çekin, etleri tencereye yayın, üzerlerine de soganları döşeyin.

salçalı sos için olan malzemeleri suyun 1 bardağıyla karıştırın ve tenceredeki soganlı etlerin üzerine dökün, kalan bir bardak sıcak suyu da etlerin üzerine değil, tencerenin kenarından ekleyin ve en az 1-1,5 saat kadar çok çok kısık ateşte pişirmeye bırakın. (zaman zaman suyu azaldıysa sıcak su ekleyin)

düdüklüde yapacak iseniz; etleri dizin, soğanları ekleyin, salçalı sosu da boca edip bu şekilde 40 dakika pişirin.

Afiyet olsun:)

16 Ocak 2014 Perşembe

Hasanpaşa Köfte

Bizim evde kıymayı yemeklerde yemeyen ama et canavarı biri var, eşim:) Bezelyede ya da makarna soslarında kıyma kullamayı severim ben, ama Emrem şiddetle karşı. Köftenin de her türlüsünün dibinde uyur. Hasanpaşa köfte sevilen herşeyi bir arada sunuyor, hem fırın yemegi, püresi içinde, kaşarı içinde, bir nevi Beykoz Kebabı. Köfteleri bir çok tarifte yumurtalı yapmışlar ama ben koymadım, hiç dağılma da olmadı, tercih sizin.


Malzemeler:
Köfte:
300 gr kıyma
1 büyük soğan rendesi
Dilediğiniz baharatlar
Tuz

Püre:
2 adet patates
1/2 su bardağı süt
1 çorba kaşığı tereyağı
Karabiber

Köftelerin üzeri için; yarım su bardağı rende kaşar.

Hazırlanışı:
Önce kabuklarını soydugumuz patatesleri haşlamak için tencereye koyalım ve üzerini aşacak kadar su ekleyelim.

Köfte malzemelerini 10 dakika kadar yoguralım ve bir 10 dakika buzdolabında dinlendirelim. Daha sonra ceviz büyüklüğünde parçalar alıp (hatta daha büyük de olabilir) ortalarını açık bırakacak şekilde yuvarlak şekiller verelim ve fırın tepsisine dizip ısıtılmış fırında 20 dakika kadar köftelerimizi pişirmeye koyalım.
bu arada haşlanan patatesleri pütürü kalmayacak şekilde ezelim ve tencerede erittiğimiz tereyağı ile biraz kavurup karıştırırken yavas yavas sütümüzü ekleyelim, patatesin türüne göre süt az ya da cok gelebilir, bu yüzden kıvamı siz ayarlayın. Sütü bir anda boca etmeyin. Fırında hafif kızarar köftelerimizin ortasına kaşık yardımıyla patates püresi dolduralım, üzerlerine kaşar ekleyelim.
Bir su bardağı suda 1 corba kasıgı salcayı ezerek köftelerimizin bulundugu tepsiye ekleyelim, köftelerin hizasında su ekleyerek yarım saat kadar sıcak fırında köftelerimizi pişirelim. Kaşarlar kızarınca servise hazırdır efenim.

Not: Ben yavan olmasın diye tepsiye mantar da koydum ama mantar suyunu salıp yemegin tadını aldı gibi geldi, pek tavsite etmiyorum, ilk yaptıgımda mantarsız daha lezzetliydi. Bir diş de sarımsak ekleyin tepsiye suyu daha da lezzet kazanıyor.

17 Aralık 2013 Salı

Yoğurtlu Terbiyeli Sulu Köfte

Yıllarca adını ekşili köfte diye bildiğim, sonrasında adını tam olarak bulduğum köftedir:) Çorba da olur, ana yemek de. Hem yapımı kolay hem de buzlukta her an hazır nazır bekletebilirsiniz.

Malzemeler:

Köftesi için;
250gr dana kıyma
1 çay bardağı kırık pirinç
1 ince rendelenmiş kuru soğan
tuz, pul biber

Yoğurt sosu için;
1,5 su bardağı yoğurt
1 çorba kaşığı un

Hazırlanışı:
Köftelik malzemeleri yoğurup cevizden ufak bilyeden büyük parçalar alarak yuvarlayın ve un serpilmiş bir tepsiye dizin veya tepsiye dizdikten sonra üzerine un sepeleyin.


 Başka bir kapta yoğurt ve ucu topaklanma kalmayacak şekilde çırpın. Tencereye yarım çorba kaşığı tereyağ eritip üzerine bir tutam nane ekin ve 1 litre kadar suyu ekleyin. Su kaynayınca ocağın altını kısarak köfteleri teker teker kaynayan suya atın,  köfteler piştikten sonra yoğurtlu karışımı yavaş yavaş köftelerin üzerine dökün ve bu esnada karıştırmaya başlayın, tahta bir kaşık kullanın ki köfteler parçalanmasın. Kaynamaya başladığında 2-3 dakika ara ara karıştırarak tuzunu ekleyin.

Afiyet olsun:)

Mantı

Sivasta etli mantı, patatesli mantı gibi ayrımlar var. Mantı zaten etli (yani kıymalı) olur, patatesli olan hingeldir diye diye tüy bitti dilimde:) Bir de üçgen yapıyor kimileri. Bohça mantı candır, löp diye yutulur zannımca;)

Ben hamur açmasını, ööyle düzgün yufkalar oluşturmayı bilmiyorum, kendim yaparsam ağzı gözü bir tarafa gitmiş yufkanın kenarlarını düzgünce kesip kalan hamura katıyorum, ama annemin açtığı yufka sanat eser kıvamında oluyor:)

Bizde şöyle bir ritüel vardır, annem bir akşam önceden açar konuyu "yarın bir bezeden mantı açalım da yiyelim taze taze". Anneme bakarım inanmayarak, çünkü ben hiç bir zaman 1 (bir yani) beze mantı açıp da yiyip bitirdiğimizi hatırlamam. 1 bezeyle çıkılan yoldan 5-6 bezemiz olur, ilk 2-3 beze mantı, sonra sıkılınır hamur irileştirilir, hingel, son bezeler ise boş hamur olarak kesilmeye mahkum bırakılır. Bu yüzden size hamur konusunda bir ölçü veremeyeceğim, ancak malzemeleri göz kararı yazıyorum:)

(Beze hamurun açılmış hali yaklaşık 50 cm çapında)

Malzemeler:

iç malzemeler;

500 gr kıyma
2 adet rendelenmiş kuru soğan
tuz, karabiber

hamur malzemeleri; 
500 gr kıyma yaklaşık 4 beze hamuru dolduruyor, 4 beze hamur için)
4 su bardağı un
tuz
aldığı kadar ılık su

Çorba sosu için:
1 çorba kaşığı salça
4-5 çorba kaşığı tereyağı
1 adet ince dogranmış kuru soğan
nane, reyhan

ve tabi ki üzeri için vazgeçilmez; sarımsaklı yogurt.

Hazırlanışı:
Una ılık suyu yavaş yavaş ekleyerek (tuzunu kendinize göre ayarlayın) sert bir hamur yogurun ve iç malzemeleri hazırlarken hamurun üzerini bir bezle örterek dinlendirin. Kıyma, tuz, rendelenmiş soğan ve kara biberi köfte harcı gibi yoğurun.

Dinlenmiş olan hamuru açacağınız boyuta göre bezelere ayırın, dediğim gibi 50 cmlik bir yufka için 4 bezeye ayırmanız yeterli. Hamur sert oldugu için zor açılır ve çabuk kurur. Mantıları doldururken dilimlenmiş hamurların üzerini bir bezle örtmeyi ihmal etmeyin.

Açtıgınız yufkayı boylamasına ve enlemesine keserek küçük kare hamurlar elde edin ve her hamurun için nohuttan biraz az kıyma koyarak bohça şeklinde kapatın, bohçaların ağzını sıkı kapatın ki haşlanırken açılmasın. Yapılan mantıları içine un serptiğiniz bir tepside biriktirin, biriktikçe tepsiyi arada sallayın.

Mantıları buzluğa atmak isterseniz tepsi dolunca bu sekilde buzluğa atın, 30 dakika sonra (ya da buzlugunuzun dondurma süresine göre) donmuş olan mantılarınızı çıkarıp buzdolabı poşetlerine koyarak buzluğa yerleştirin.

Mantıyı yapma işlemi, boyun fıtığına girizgah ve mevcut ayak uyuşmaları bitti ise geniş tencerenizde tereyağını eritip soğanlar pembeleşene kadar kavurun, bir çorba kasığı salçayı da karıstırıp nane, reyhanı katın ve üzerine suyu ekleyin, tencere yarıya kadar su dolsun, bu suyu süzmeyeceğiz, bu yüzden göz kararı ayarlayın, ne çok olsun ne de az, az olursa ( ki ben bu ihtimale karsı demlikte sıcak su bekletirim) ekleme yapılabilir ama suyu cok olursa süzmek ziyan olacaktır. Su kaynayınca mantıları yavaş yavaş tencereye ekleyin,
tahta bir kaşıkla (ben oklama ile karıstırıyorum, böylece parçalanmıyor) mantıları haşlayın, servisten önce 5 dakika kadar dinlendirin, tabaklara alın, üzerine sarımsaklı yoğurt ekleyerek servis edin. offf off:)

13 Haziran 2013 Perşembe

Fellah Köftesi

Ankarada Hataylı komşumuz çok çok güzel yapar bu yemegi, hiç de tarif almayı düşünmemiştim, günlerdir bloglarda geziyorum, ama tutarsız geldi tarifler, kimisi kısır bulguru gibi ıslatmıstı sıcak suyla kimisi pişirmişti bulgurları. Kızımın dogumgünü için de yapacagımdan bilmedigim tarifleri önceden denemeye giriştim bu aralar. Akşam Birtan Teyzeyi aradım, tarifi kaptım arkadaslar:) onun tarifindeki püf noktası bulgurun soguk su ile ıslatılması imiş, dün gece köftelerimi yaptım, bugün de pişireceğiz, fotolar yarın gelir:)


Malzemeler:
Hamuru için;
2 su bardağı ince bulgur
1/2 su bardağı irmik
1 çorba kaşığı salça
1 yumurta
1 çay kaşığı kimyon


1 su bardağı soguk su (bulgurları ıslatmak için)
1/2 su bardağı soguk su (yogururken un ayarlaması için)
1 su bardağından 1 parmak kadar eksik un (yogururken kıvamı kendiniz ayarlamalısınız)

 Sosu için;
5-6 diş kare dilimlenmiş sarımsak
1 yemek kasıgı tereyagı
1 yemek kasıgı zeytin yagı
2 yemek kasıgı biber-domates salcası (karısık)
Pul biber
Tuz (salcadaki tuzu da göz önün bulundurarak ekleyin)
Yarım bardak su (salçayı sulandırmak için, çok kacırmayın ama)

Üzerini süslemek için; 
Maydanoz yaprakları

Hazırlanışı:
Bulgur, irmik ve tuzun üzerine 1 su bardagı soguk suyu ekleyerek biraz karısmasını sağlayın ve 15-20 dakika kabın agzını kapatarak bu sekilde dinlendirin. Bu süre sonunda salça, yumurta ve kimyonu da ekleyerek bulgurları çiğ köfte gibi yogurun. Malzemeler iyice karıstıktan sonra 1 kasık un 1-2 kasık su ekleyerek hamurun kıvam almasını saglayın. Ortalama yarım bardaktan biraz fazla un ve bir su bardagı daha su eklemeniz yeterli olacaktır. Sonra hamurdan parcalar kopararak dügme sekli verin, ben abartıp ço kufak yaptım köfteleri ama sonlara dogru bıkıp büyüttüm:) Küçük yuvarlaklara serce parmagınızı batırmanız yeterli, arada elinizi suyla ıslatmayı unutmayın.

Bu şekilde bir gün buzdolabında ertesi gün pişmek üzere bekleyebilirler ya da buzluga atabilirsiniz. Pişrme esnasında da kaynamıs suya tüm köfteleri atıp suyun üzerine cıkmaya basladıklarında kevgir kasıkla sudan cıkarın.

Sosu için tereyagında sarımsakları biraz kavurduktan sonra zeytin yagı, baharatları da ekleyip pişirin ve en son olarak suyu da ekleyin, sosumuz da hazır:)

Köfteleri geniş bir kapta sos ile karıştırıp maydanoz yaprakları da ekleyip servis yapın. Dilerseniz sarımsaklı yogurtla lezzeti çifte katlayabilirsiniz:)

Afiyet olsun:)





27 Mayıs 2013 Pazartesi

Beykoz Kebabı

İlk kez personel yemekhanesinde yedim, tabi ki ev yapımı kadar güzel değildi ama çok süslü püslü gelmişti:) Yapımı kolay ama ugrastırıcı, içi ayrı, patlıcanı ayrı, püresi kasarı ayrı ayrı hazırlamak oldukca zaman alıyor. Ama hepsi bir arada gibi birşey:) Yanına corba da gereksiz pilav makarna da:) Kuşbaşı etle yapılması makbul olanı, zırh kıyması denilen şeyi bulabiliyorsanız en güzeli... Ben kusbası etleri yarım nohut kadar dogradım neredeyse. Pek bir güzel oldu:)

Malzemeler:
6 adet karnıyarıklık patlıcan (benim patlıcanlar çok uzundu, 2ye böldüm, bu sefer de kısa oldu biraz:S)

İç Malzeme:
300 gr ufak doğranmış kuşbaşı
1adet kuru soğan
3 adet sivri biber
1 adet domates
6 diş sarımsak
Tuz, karabiber

Püre için:
1 büyük boy patates
1/2 su bardağı süt
1/2 çorba kaşığı tereyağı

Üzeri için: 
1 su bardağı rendelenmiş kaşar

Sosu için:
2 bardak ılık su
1 corba kasıgı salca

Hazırlanışı:
Öncelikle patlıcanları çizgili soyup tuzlu suda bir süre bekletelim. Bu arada püremizi hazırlayalım, haşlanmış patatesi ezip tereyağında 1 dakika kadar çevirdikten sonra sütü de ekleyerek püremizi pütürsüz hale gelene kadar karıstıralım, ocaktan alalım.

Patlıcanları kızgın yagda kızartıp havlu kagıdın üzerine alalım.

Soğanı tenceremize alıp 2 kaşık kadar sıvı yagda rengi dönene kadar pişirelim ve etleri ekleyip, arada karıstırarak pişirmeye devam edelim. Etler yumusamaya baslayınca ince kıyılmıs biberleri ve domatesi de ekleyelim, üzerine kıyılmıs sarımsakları ve tuzu ekleyip, suyunu salıp geri toparlayana kadar pişirelim.

Fırın tepsisine patlıcanları dizip içlerine kusbası harcımızdan dolduralım, karnıyarık gibi. Üzerlerine patates püresi ve onun üzerine de kasar rendesi serpelim. Eti kavurdugumuz tencereye 2 su bardagı su koyalım, 1 çorba kasıgı salcayı bu suda eriyip patlıcanlarımızın üzerine dökelim. Su miktarını fırın tesinize göre ayarlayın. Pürelere değmeyecek ama patlıcanları kapatacak kadar suyunun olması lazım.

220 derece fırında kasarlar kızarana kadar pişirelim. Afiyet olsun:)

21 Mayıs 2013 Salı

Mantarlı Tavuk Sote

Aslında tavuklu yemekleri çok sevmem ben, tavuk mangalda güzeldir diyenlerdenim. Ama kuzencim, canım ciğerim Alperim askerden döndü dün ve bu akşam bizde yemekteler, mantarlı tavuk soteyi çok sever, onun için hazırladım:) Biz bugün bir ordu olacagız ama ben aşağıda vereceğim tarifi 2-3 kişilik olarak yazdım sizlere:)

Malzemeler:
1 adet kesme şeker büyüklüğünde doğranmış tavuk göğsü
1 adet küp küp doğranmış kuru soğan
3 adet soyulmuş küp küp doğranmış domates
4-5 doğranmış sivri biber
10 adet doğranmış mantar
1/2 çorba kaşığı domates veya biber salçası (isteğe bağlı)
3 diş kıyılmış sarımsak
Sıvı yağ
Tuz,karabiber,kırmızı biber, kekik

Hazırlanışı:
Genelde sotelerde eti önce pişirirler, ancak ben önce soganının pembeleşmesi gerektigini savunanlardanım. Çünkü sogan sotelenip de tadı cıkınca et tavuk pişerken sogan tadı içine işliyor, daha bir lezzetli oluyor.

Öncelikle geniş bir tencere veya tavamıza 2-3 kaşık sıvı yağ koyup soganları pembeleşene kadar kavurun, sonrasında tavuk göğsünü ekleyip tavuklar suyunu salıp sonra çekene kadar ara ara karıstırarak pişirin, akabininde mantarları ve sarımsağı ilave edin, aynı şekilde mantarlar da suyunu salıp toparlasın. Mantar ve tavuklar piştikten sonra biberleri  ve domatesleri ekleyin. Zevkinize bağlı elbette ama domateslerin kırmızısı yeterli gelmediyse salça da ilave ederek suyunu çekene kadar kavurun. Suyunu çektikten sonra tuzunu ve baharatları ekleyin. Domatesler de diriliğini kaybettikten sonra ocagınızı kapatın ve kekik serpiştirerek yemegi 10 dakika kadar dinlenmeye bırakın, sonra servis yapın:)

Afiet olsun:)

Zeytinyağlı Kuru Biber Dolması

Aslında her türlü dolmayı kıymalı seven bir ailemiz var,hatta sülalemiz diyeyim:) Ama ana yemek olarak değil de atıstırmalık olarak sofraya konulacaksa biber dolması, can kurtarıcı. Kuru biberin avantajı da her daim elinin altında durabiliyor. Yogurtla da süper gidiyor, daha ne olsun:)

Malzemeler:
16 adet orta boy kuru dolmalık biber
16 çorba kaşığı (her bir dolma için bir çorba kaşığı) kırık pirinç
Reyhan, karabiber, nane, tuz
1 çorba kaşığı domates salça
1 çay kasıgı şeker
3 yemek kasıgı zeytin yağı
1 kuru sogan
1 su bardagı sıcak su
Hazırlanışı: Dolmalık biberleri 15 dakika kadar haşlayıp süzün. Geniş bir tencereye zeytin yağıyla rendelenmiş veya ince kıyılmıs sogan ve yıkayıp suyu süzülmüş pirinçleri ekleyin. Salçayı da ekleyip 5 dakika bu şekilde kavurun, üzerine bir su bardagı suyu döküp kapagını kapayarak suyunu cekene kadar pişirelim. Baharatlar tuz ve sekeri ekleyip ocaktan alalım. Kuru biberlerimizin 3/4 ü dolacak sekişle dolduralım. Tencereye dik şekilde dizelim, agızlarına gelmeyecek ama boylarına da ulasacak kadar su ekleyerek pişirelim.

Afiyet olsun:)

10 Mayıs 2013 Cuma

Kuşbaşılı Sebzeli Güveç

Bana göre en kolay yemeklerden. Evde her sebzeden azar azar kalmışsa sadece sebze soymaya zaman ayırarak yapılabilecek bir yemek:) Ha şu bir gerçek ki güveç malzemesi çigden konulur. Ama patlıcan gibi nötr tadı olan bir sebze ancak yagda kızarında lezzetlendiği için patlıcanları kızgın yaga 1 dakika olsun daldırıp cıkarmakta fayda var. Ayrıca et ne kadar güvecin en altına dizilse de sert kaldıgı için öncesinde düdüklüde yarım saat haşlayın derim, buyrun tarife geçelim;)

Malzemeler:
500 gr dana kuşbaşı (koyun, kuzu etleri yemiyorum ben)
3 adet patlıcan
3 adet orta boy patates
10-15 diş sarımsak
3-4 adet sivri biber
1/2 çorba kaşıgı salca
2 adet domates
Hazırlanışı:
Kuşbaşı etleri yarım saat kadar 3 bardak suyla düdüklüde haşlayalım, delikli kaşıkla güvecin en altına etlerimizi alalım ve haşlandıgı suyu süzerek etlerin üzerine dökelim.

Patateslerimizi 4e bölüp etlerin üzerine ekleyelim. Sonrasında çizgili soyarak iri halkalar halinde dogranmıs patlıcanları kızgın yagda 2-3 dakika kızartıp süzerek güvecimize alalım. 2ye 3e doğranmıs biberler, onların üzerine de halka dogranmıs domatesleri de güvecimize dizelim.




Yarım kasık salcayı ve dilediginiz tuz miktarını, güvecin sebzeleri hizasına gelecek kadar suyla karıstırarak güvecimize dökelim. Güvecin ağzını folyo ile kapatıp 1 saat 220 derece fırında pişirelim.

Afiyet olsun:)

30 Nisan 2013 Salı

Fırında Levrek

Balık; cinsinin ne oldugu, çftlik mi deniz balıgı mı oldugu, agır metal içerdiği mi, kızartmamı fırınlama mı, fırın poseti mi yaglı kagıtta pişirme mi...vs bir sürü şey söylenirken hakkında biz -hamsi krizlerimiz hariç- tüm kışı migroslarda temizlenmiş olarak satılan levrek ve çipuralardan alıp yiyerek gecirdik. Bir kaç ay öncesinde keşfettik ki -güzide memleketim, Sivasımın bir artısı- her köşede mutlaka olan pide fırınlarında balık pişirilebiliyormus. Güveç yapmak, mantar, biber közlemek isterseniz de tepsiye diziyorsunuz, adamlar "şu saatte gel yenge" diyip gönderiyorlar seni:) Hem taş fırında lezzetli bir yemek oluyor hem de ev kokmuyor;) 

Ha evde de yapılmayacak bir tarif değil elbette. Ne kızartmak için saatlerce ocak basında cevirmekle zaman harcıyorsunuz ne de fırında pişirme poseti alüminyum folyo...vs sararak sağlıksız şeylere bulasıyorsunuz. ( Ev kokmasın derseniz fırının içine ufak borcam bir kaseye sirkeli su koyun, balık pişene kadar dursun, ne fırına ne eve koku siniyor)

Malzemeler:
Kişi başı birer levrek (250-300 grlık)
1 büyük kuru sogan
1 tutam biberiye
1 tatlı kasıgı kadar tane karabiber
Defne yapragı
6-8 diş sarımsak
Tuz
Zeytin yağı

Hazırlanışı:
Balıkları yıkayıp suyunu süzdükten sonra zeytin yagı gezdirilmiş fırın tepsinize önce defne yapraklarını dizin (her bir balık için 1-2 yaprak yeterli) Defne yapraklarının üzerine tuz ekeleyip balıklarımızı da dizelim. Balıkların aralarına yine tuz ekip tane karabiber ve biberiye serpiştirelim. Üzerlerine fırcayla cok az zeytin yagı sürüp halka dogranmıs sogan ve tüm halde sarımsakları ekleyelim, birazcık da tuz tabi. Arzu ederseniz tüm sivri biber de dizip (balıklara degmeyecek şekilde) alüminyum folyo ile tepsinin agzını kapatalım. 220 derece ısıtılmış fırında ilk yarım saat üstü kapalı olarak, sonraki 10-15 dakika da saldıgı suyunu cekmesi için üzerini açarak pişirelim. Bol roka ve sogan salatası ile servis edelim.

Afiyet olsun:)

25 Nisan 2013 Perşembe

Lahana Dolması

Bizim evde ya da baba evinde, annem de ben de evdeysek yemekleri ben yaparım. Ama dolmaları, sarmaları annem yapar. Dolma içi konusunda kimse de eline su dökemez, ciddi söylüyorum, eli tılsımlı sanırım:) Yakın zamanda bel fıtıgı ameliyatı oldugundan, uzun zamandır ne patatesli kol böregi ne hingel ne mantı ne de sarma-dolma göremez olduk. Blog yapmak bize yaradı, ablam da burdaki tariflerden iştaha geldi, annemden sarma istedi, Sivasta yaprak mevsimi henüz olmadıgından lahana sardık dün aksam. Annem benim yüzümden ilk kez bardakla kaşıkla ölçerek yaptı dolmayı, fırca da yedim arada:D Dolmalar yarına İzmirde. Yanında kadayıf, elmalı kurabiye, buzluk böreği ve kirpi çikolatalarla birlikte...



Malzemeler:
1 orta boy beyaz lahana (aldıktan sonra baktım da 3 kilolukmuş)
300 gr dana kıyma
1 orta boy soğan
Yarım demet maydanoz
Yarım demet dere otu
1,5 su bardağı kırık pirinç
Yarım su bardağı sıvı yağ
2 çorba kaşığı salça (domates biber karıstırabilirsiniz.)
1 çay kasıgı karabiber
1 çay kasıgı köfte baharatı (karısık baharat diye satılıyor buralarda)
1 çay kasıgı kimyon
1 çay kaşıgı kuru reyhan (ben cok severim 2 3 kasıgı bulmustur:))
1 çay kasıgı kuru nane (isteginize baglı tabi, tazesini de ekleyebilirsiniz. Hiç koymaya da bilirsiniz)
Yarım çay bardağı ılık su

Not: Lahananın yumusagını secmek de mesele, kök kısmına bastırdıgınızda içe çökerse nazik yapraklı demek imiş...

Hazırlanışı:

Lahanayı yapraklarına ayırarak yıkayın, sıcak suda lahananın kartlık derecesine göre 10-20 dakika arasında haşlayın.


Soğanları ince dograyın, rendeleyebilirsiniz de. Pirinci yıkayıp süzün. Yeşillikleri yıkayın süzün, incecik dograyın. Kıyma, soğan, yeşillik,pirinç, salça, yağ, su ve baharatları bir güzel yogurun.

Damarları alınmış lahana yapraklarını 5er 6şar cm genişliğinde keserek iç harç ile rulo halinde sarın. Tencereye sıralar halinde dizin. Sarma işlemi bittikten sonra tencereye sarmaların hizasına gelecek kadar su doldurun, dolmaların üzerine bir kapak kapatarak kaynayana kadar yüksek ateşte, kaynamaya başladıktan sonra çok düşük ateşte lahananın damarların yumusadıgını görene kadar pişirin.

Not: Biz sokarıç denen bir sos yaparız lahana dolmasına. Bir soganı yagda pembeleştirir üzerine bir çorba kasıgı salca ezer, çok az suyla sulandırırız. Siz sokarıç istemezseniz dolmaları haşlarken koydugunuz suya salça ekleyebilirsiniz. Yanına bir kase yogurtla cok güzel gidiyor:)

Afiyet olsun:)




20 Nisan 2013 Cumartesi

Ciğer Kavurma

Neydi o yaşlı süper teyzemizin adı, sakadat yiyin diye basbas bagırıyor. Pekmez kan yapmaz dedi, attan düşmüşe döndüm...Ama konuştuklarından, anlattıklarından işime gelenleri aldım. (Google aramasıyla buldum adını, Canan Karatay:) ) Sakadatı seviyoruz ailecek, bir tek paça yemiyorum ben, sebebini de anlatamam, tiksinmek desen işkembeyi kokoreçi nasıl yiyorsun diyeceksiniz:) Neyse dün iş çıkışı hale gittim, ciğer aldım. Ankarada Ulus Halinden alınırdı sakadat, şimdi büyük marketlerde dahi bulunuyor ama nedense halde satılanlar daha lezzetli gibi geliyor bana:)

Önce arnavut ciğeri mi denesem dedim, ablam güzel yapar ama ben henüz denemedim. Emeklerim boşuna gitmesin diye de yine soteleyerek kavurmaya karar verdim.

Malzemeler;

Yarım kilo dana ciğeri (kuzu bulamadığım için dana aldım)
8 adet sivri biber
4 adet domates
1 kocaman soğan
2 çorba kaşığı zeytin yağı
tuz
kekik
pul biber
kişniş
5-6 dal maydanoz

Hazırlanışı; 

Ciğerin üzerinde ince zarı alın, bütün olarak yıkayın, bir kaç dakika suda da bekletebilirsiniz. Sonra süzün ve fındık kadar doğrayın. Soğanı ufak ufak doğrayıp yağda şeffaflaşana kadar çevirin. Üzerine ciğerleri de ilave edip kapağını kapatın, ciğerler suyunu salsın, geri toparlasın. Bu şekilde 15-20 dakika soteledikten sonra birer cm dilimlediğiniz biberlerinizi ekleyin, 5 dakika kadar da böyle pişsin ve sonrasında kuşbaşı doğranmış domatesleri tenceremize atın, tuzunu da ekleyip domatesler ölene kadar pişirmeye devam edin, domatesler de öldükten sonra kapagını açın, suyunu çektirin. Ocaktan alın. Üzerine kekik pul biber ve kişniş (seviyorsanız kıyılmış maydanoz) ekleyerek kapagını kapatın ve dinlenmeye bırakın.

Sumak ve tuzla acısı alınmış kuru soğan salatasıyla servis edin...

Afiyetler olsun:)

19 Nisan 2013 Cuma

Kıymalı Mantarlı Lazanya

Ankara' da AVMler yok o zamanlar, biz dersane için Kızılaya inenlerdeniz, inmek derken ev Konutkentte, Kızılay' a 26 km, Ankara' ya gidiyoruz derdik:) yaşlar 13-15 falandır sanırım. Beğendik açılmış Kocatepe Caminin dibine, kocaman, hersey var, restaurant da dahil. Ablam benden daha çakalmış, benden önce asmış dersaneyi, gezmiş buraları. Ben daha parfümlerinden sebeplenmiş, ojelerinden tırnağıma sürmüş değilim;) -liseli hareketler bunlar- "Beğendikte çok güzel lazanya yapıyorlar, gidelim bir gün" dedi. "Lazanya ne ki yaaa", "balık dışarda yenir mi ki" zamanları o zamanlar bir de;) Balık ismi gibin makarna. Küçücük güveçlerde yapıyorlar böyle, kaşar sünerken çenene yapışıyor, acayip lezzetli. Ordan başka bir yerde de daha güzelini yemedim. Herşeyin ilki güzeldir misali o tadı bir daha alamadım, fena yaptıgımı söyleyemem ama hiç bir zaman da o lezzeti yakalayamadım... (buraya kadar duygusal kısmı, yazdık okuduk bitti, haddin yemek yapalım:))





Mini fırın tepsisine 9 yaprak lazanya gerekiyor 3 katlı bir lazanya için. 3 katlısı börek kalınlıgında oluyor. 4 katlı isterseniz 12 adet. ben bu kez 5 kat yaptım ama ideali 4 kat bence. Her şeyi çok pişmiş severim, asla dişime gelmeyecek, bu yüzden de önce içini hazırlarım, iç pişerken hamurları haşlarım, hamurlar haşlanırken beşameli hazırlarım. Hepsi de yumusacık olur, ocakta 3 göz de yanar yani:) Aslında lazanya kutusu üzerinde pişirmeden yazıyor ama dediğim gibi o tarife de çok güvenmedim, sosunu aşırı sulu yapıp fırında makarnaların o suyu cekmesini beklemektense hamurları haslamak daha mantıklı.

Ayrıca blog işinin en riskli yanı ölçü meselesiymiş, çünkü evde yemek yapmak genelde göz kararıdır, ama buraya yazarken "insan yiyecek bunu insan" diyerekten dikkat etmek lazım geldi ölçülere tabi:) Emremin doğumgünü 17 Nisanda, öğleden sonra izin alıp evde lazanya yapmayı düşünüyorum ona, ölçerek biçerek yapıcam ilk kez...

Malzemeler

(5 katlı bir lazanya için)
15 yaprak lazanya (pastavilla ya da barilla denedim, ikisi de güzel oldu)

İç Harcı için;

300 gr kıyma
300 gr mantar (mantarlar artık kilo işi değil kapalı olarak satılıyor, genelde de 250-300 grlık paketlerde)
5-6 sivri biber
3 domates
1 kuru soğan
4 diş sarımsak
2-3 yemek kaşığı sıvıyağ
isteğe bağlı olarak yarım corba kasıgı salca (ben bir kez denedim ve hafif de olsa ekşimtrak bir tat oldugu için vazgectim, kullanmıyorum)
tuz
kekik


Beşamel sos için;
3 su bardağı süt
1,5 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı tereyağı
karabiber

üzeri için; 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri

Hazırlanışı;

İç harcı bildiginiz kıymalı mantar sote bir nevi. Soğanları yağ ile birlikte kavurun, kıymayı ekleyin, suyunu salana kadar pişirin, sonra dogranmıs mantar ve biberleri de ekleyin, tencerenin kapağını kapayın, iyice sulu bir karısım olacak, küp küp dogranmıs domateslerle birlikte sarımsagı da ince ince dogranmıs halde (sarımsak soganla birlikte tencereye atıldıgında rengi dönünceye kadar mangal tadı alıyor, lazanyada bu tat pek de hoş değil bence) tenceremize atın. Tuzunu ekleyin. Bir süre de böyle pişirdikten sonra kapagı acın, suyunu cekene kadar pişirin bu şekilde. Suyu cekilince altını kapatın, kekik (piştiginde tadı farklılaştıgı için altını kapatınca ekleyelim) de ekledikten sonra dinlenmeye bırakalım, daha hamurlar pişecek;)

Bu arada ufak bir tencereye tereyağınızı koyup un ile biraz kavurun, akabinde sütü ekleyerek cırpma teliyle karıstırarak topaklanma olmadan besamel sosunuzu pişirin. tuzu son demlerde ekleyin, isterseniz karabiber de...
Bir tencerede makarna haşlar gibi suyunuzu ocaga koyun, tuz ve sıvı yağ ekleyip lazanya yapraklarını su kaynadıktan sonra 3er 3er haslayın. Soguk suya tutup birbirlerine degmeyecek sekilde bir süzgec kenarına, cay tepsisine ya da dograma tahtasına dizin lazanyalarınızı. Tüm yapraklar bitene kadar aynı işlem elbette devam. İç harcınız ve beşamel sos hazırsa haşladıkca fırın tepsinize de dizmeye başlayabilirsiniz.

Fırın tepsinizi yağladıktan sonra yan yana 3 yaprak lazanyayı serelim, önce beşamel sosla kapatalım her bir yerini sonra da karısımın 1/4ünü yayalım lazanyaların üzerine. 5 katlı bir lazanyaya 4 kez iç harçtan sereceğiz.  3 adet yaprak daha serip yine aynı işlemi yapalım. Her kata aynı işlemi uygulayalım. Son, yani 5. katta besamel sos üzerine 1 su bardagı kasarı da yayıp fırında kasarlar kızarana kadar 200 derece fırında pişirelim. (dilerseniz her kata kasar ekleyebilirsiniz, ama o zaman agırlasıyor ve servis etmesi güçleşiyor, bilginize)

Afiyetler olsun efenim:)

17 Nisan 2013 Çarşamba

İnegöl Köfte

Benim kızım Deniz, accık cins, herseyi yemez, daha doğrusu hiç bişey yemez. Biliyorum her anne çocugunun az yemesinden yakınır ama bizimkisi öyle böyle değil, reflüsünden mütevellit gelişimi yavaş ilerliyor diye yemek yemeye çok zorladık, kızım da kaşık fobisi oluşturduk en sonunda. Kısaca eti nasıl yediğini anlatayım, iki kez çekilmiş kıyma kavrulur, rondodan gecer, corbasının içinde bir daha haslanır da ancak bu sekilde et midesine gider. Başka türlü et yedirme yolum yok-tu. Ta ki bu tarifi yapana kadar. Aslında kendim için yapmıstım. Çünkü Ankarada olanlar, Ankaralılar bilir. Hosta Piknik, Aba Piknik vardır her köşe bası, buralarda yediğim inegöl köftesini de en baba köftecide yememişimdir. Yine özlemden olsa gerek kolları sıvadım buldugum tarifleri harmanladım, tamamen olmasa da Hostanın köftelerine benzetmeyi başardım, mangalda henüz pişirmedim, bence mangalda en yakın tadı alıcaz. Her neyse işte Deniz Hatun bu köfteden 2 3 tane hüpletince yemin ediyorum agladım, kızım hem pütürlü bişey hem de et yedi:))

Tarifi ev cini blogunda buldum, çok da hoşuma gitti, teşekkür edeyim burdan kendisine. Çok anlamıyorum ya umarım yanlıs birşey yapmamısımdır link verme ya da alıntı yapma konusunda, öyle ise de mazur görün lütfen beni, öğrendikce telafi ederim hatalarımı:)



Malzemeler: 

  • 1/2 kg kıyma (dana döş ve çift çekilmiş- ben ilk denememde evdeki kıymayı kullandım, dananın neresiydi bilmiyorum ama fena olmadı, çok farketmiyor, rahat olun:D )
  • 1/2 çay bardağı çekilmiş kuru ekmek (yine ilk denememde yoktu ev yapımı galeta unum, köfte harcına katacagım suyu 4 dilim bayat ekmegin üzerine döküp beklettim, o da fena olmadı, ama çekilmiş ekmekle daha güzel tabiki)
  • 1/2 çay bardağı su
  • 1/2 yemek kasığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı karbonat
  • 1/2 yemek kaşığı limon suyu
  • 1 büyük kuru soğan (tupper mini şefle çok ince kıydım, elle ince kıyabilir ya da rendeyelebilirsiniz de)
( Bu ölçülerle 30 tane kadar köfte çıkıyor.)

 Hazırlanışı:
Kıyma, ekmek içi, suyu ve tuzu 10-15 dakika kadar yoğurun, ekmek içleri iyice yumuşasın, suyla kıymanın içine zerk etsin. Kapaklı bir kapta 24 saat bu şekilde buzdolabında dinlendirin.
Ertesi gün soğan ve limon suyunda köpürterek erittiğiniz karbonatı da kıymamıza ekleyin, iyice yogurun. Ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp şekil verin. ben inegöl köfte şekli verdim, ancak tavada pişirecekseniz yatsı köfte şekli yapmak daha mantıklıymış, içi pembe kalıyor cünkü köfteler tombul oldugunda. şekil verdikten sonra da bir kaç saat dolapta dinlendirin. buzluga atacaksanız şekil verdikten hemen sonra atabilirsiniz. buzluktan cıkardıktan sonra 15-20 dakika bekletip kızdırılmış yagsız tavada kızarana kadar pişirin.

Yanına salata, acılı ezme ve baharatlar çok güxel gidiyor. Afiyet olsun.